|
|
Sevgili ziyaretçilerimiz;
Yörüklük bir ırk değildir. Yörük geçimini keçi koyun inek gibi hayvanlar ve onlardan elde ettiği yoğurt, süt, yağ, peynir gibi yiyecek maddelerini satarak geçinen, yazın yazlak dediğimiz yaylalarda, kışın da kışlak dediğimiz sahillerde yaşamını sürdüren konar göçer insanlardır. Hatta yüce Atatürk´e "Yörük kimdir" diye sormuşlar. Atamız da Yörük "yürüyen Türktür" diye güzel bir cevap vermiştir. Kendisinin de Sarıkeçili boyundan olduğu bilinmektedir. Çadırlarımız 1. sınıf kıldan el dokuması olup tabakhane kılı değildir. %35 eğimle kurulduğu zaman kesinlikle su geçirmez. Kurulu olduğu sürece güve yemez. Güneşte ve yağmurda hiç toplamadan ON YIL dayanır.
Kıldan yapılan Yörük çadırını dikmek, kurmak, arzu ve isteğe göre döşemek bir sanattır. Ehil bilen insan ister. Çadırı kurup altına sandalye masa atanlar var. Çadırda insanlar ayağını uzatıp veya bağdaş kurarak yargınını yün çuvallara dayayarak, yer sofrasında yemek yemenin, nargile içmenin, Türk kahvesi yudumlamanın keyfine varacaklardır. Bu çadırlarda oturmak, yatmak, kalkmak, yemek, içmek bir ayrıcalıktır. Ayrıca düğünlerinizde damat ve gelinin oturacağı yere kurarak güzel bir atmosfer de sağlamış olursunuz.
Soldaki fotoğrafta Fatih Sultan Mehmet'in keçeden dokunmuş otağını görüyorsunuz.
|